Anneler Günü

9 05 2009

 

Ahmet Berk’in okulda hazırladığı anneler günü hediyesi …

 

 

If you give my mom a computer …

She will want a Science program to go with it.

Which will remind her of her work on the computer.

So she will want you to drive her to her work.

When she works a lot she will see a picture on the computer of her family.

So she rides back home to see her family. When she is with her family she remembers all the work she has to do.

Chances are if she goes to work …

She will need a computer.

 

Geçen seneki anneler günün hediyesi burada.





Gökten düşen üç elma …

7 05 2009

Bu hafta “Gökten Düşen Üç Elma” masal kitabını birkaç kez okuduk.

Masallardan biri şöyle bitiyor:

“Gökten üç elma düşmüş. Biri bu masalı okuyana, biri bilgisayara esir olmayan çocuklara, biri de çocuğunu bilgisayara esir etmeyen anne babalara olsun.”

Masal bitince Ahmet Berk “ikinci elma bana” dedi.

Ben de “birinci ve üçüncü de bana o zaman” dedim.

Ahmet Berk “neden sana iki tane bana bir tane” diye epey mızmızlandı ve uyudu …

Bugün akşam yemekten sonra, nintendo’yu okula götürmesine izin vermediğim için epey mızmızlandı, kendini yerden yere attı ve bize epey söylendi. En sonunda ayaklarını vurara vura odasına çıkmak zorunda kaldı. Gece yatarken aynı kitaptan iki masal okuduk. İlki şöyle bitiyordu:

“Gökten üç elma düşmüş. Biri köpek balığına, biri denizlerdeki diğer canlılara, biri de akıllı olup da aklını kullananlara olsun.”

 Ahmet Berk: “Ben hiç elma alamadım” dedi.

Ben de “ama sen akıllı değil misin?” diye sordum.

Ahmet Berk de ”hani aşağıda öyle olmuştu ya …” dedi.

Ben de “sen akıllısın, o zaman biraz daha dikkat et davranışlarına, sonradan böyle üzülme” dedim. Sonra diğer masala geçtik. Onun da sonu şöyle bitiyordu:

“Gökten üç elma düşmüş. Biri Bay ve Bayan Pelişkoya, biri küçük pelişkoya, biri de anne babasını üzmeyen çocuklara olsun.”

Ahmet Berk bu sefer de “yine bana hiç elma yooook” diye mızmızlanmaya başladı.

Aslında masalları bilerek seçmemiştim ama ikisi de günün anlam ve önemine uygun nasihatler ile Ahmet Berk’in kendi davranışlarını değerlendirmesine vesile oldu.





B.F.F. (Best Friends Forever)

4 05 2009

Ahmet Berk’in okulda en iyi arkadaşını anlatmak için yazdığı paragraf …

DSCN6377

 

İnşallah ömür boyu birbirlerinin en iyi arkadaşı, yoldaşı olurlar, amin.





Kimlik

27 04 2009

Enver bilgisayarda Obama ile ilgili bir haberi okurken Ahmet Berk yanına geldi. 

Enver sordu: “Oğlum kim bu?”

Ahmet Berk: ”Bizim başkanımız!” 

Enver de Ahmet Berk’e burda doğmadığımız için bizim vatandaş olmadığımızı anlattı.

Bu sene eğitimde doktora yapan bir arkadaş Türk çocoukların eğitim sistemindeki yeri ve ihtiyaçları ile ilgili bir araştırma yaptı. Çocuklara kendilerini hangi kimlikte gördüklerini de sormuştu. Ahmet Berk küçük olduğu için ona kimlikle ilgili sorular sormamış, bana sordu, ben de emin olmadığımı söylemiştim.

Yeri gelmişken Ahmet Berk’e sorayım dedim: “Peki sen American-Trukish misin, yoksa Turkish-American mı?”

Ahmet Berk: “Turkish-American! Ama Ali American-Turkish!”





Allah korusun yagın çıkar …

13 04 2009

Cuma akşam arkadaşlarla bizde toplanmış çay içip sohbet ediyorduk. Çocuklar da oyun odasında gönüllerince oynuyorlardı (hala toparlayamadık :) ). Arkadaşlar yavaş yavaş toparlanmaya başlayınca, çocukların çoğu aşağı inmişti. Birden yangın alarmı çalmaya başladı. Aşağıda bişey yok, hemen yukarı çıktık. Ali Efe halojen lambanın içine oyuncak atmış, o da alev almaya başlamış, halojen lamba meşale şeklinde yanıyor … Hemen fişini çekip söndürdük. Ali Efe işi sevimliliğe vurup gülmeye çalışıyor, yangın alarmının sesini taklid ediyor …

Ertesi gün çocuklarla bir daha konuştuk, durumun ciddiyetini anlatmaya çalıştık.

Enver: “Yangın çok tehlikeli, Allah korusun evimiz yanar, herşey yanar, nerde kalırız sonra?”

Ahmet Berk: “Nintendo da yanar!”

Ali Efe: “Dinazor puzzle da yanar!”

Biz ev yanar diyoruz, onlar hala nintendo, puzzle derdinde …

Sanıyorum Ali Efe durumun ciddiyetini anladı, 2 gün boyunca “Allah korusun, yangın çıkar” dedi durdu.





Ahmet Berk’in kuralı

13 01 2009

Ahmet Berk’in en çok zorladığı kurallar akşam yatma saati ve haftaiçi bilgisayarda oynayamamak. Sonunda Ahmet Berk bütün problemlerini çözecek kuralı buldu.

Ahmet Berk’in kuralı:

“Benim ruleum hiç bi tane rule soyleyemezsin bana.”





. . .

12 01 2009

Her gece yatmadan önce “365 Günde Sevgili Peygamberimiz” ve “Allah’ın Güzel İsimleri” kitaplarını okuyoruz. Dün gece Peygamberimizin hayatından Kabe’nin onarılması ve Hacer’ül Esved’in yerleştirilmesini anlatan bölümü okuyorduk. Ahmet Berk ‘onarmak’ ne demek diye sordu. Ben de açıklamaya çalıştım: “Tamir etmek demek. Yağmur yağmış, seller akmış, rüzgar esmiş, fırtına olmuş, Kabe eskimiş, duvarları çatlamış ….”.

Ahmet Berk hemen atıldı: “Allah kendi Kabesine mi yapmış öyle?”

Ben yine açıklamaya çalışıyorum: “Yok oğlum işte yağmur yağınca, seller akınca …”

Ahmet Berk: “Ama havadurumunu Allah yapıyor, bi meleğe söylüyor o da yapıyor.”

Bundan sonra “insanların iyi bakması gerekiyormuş, güzel bakamamışlar, eskimiş” diyerek konuyu kapattım ve hemen çalışma odasına gidip Ahmet Berk’in dediklerini kelimesi kelimesine not ettim :)





Ahmet Berk’den ilçinç bir hikaye

27 12 2008

gbm_1
The Gingerbread Man
By: Ahmet Ozer

 

gbm_2

One time at the White House the cook was baking a Gingerbread Man. The Gingerbread Man ran out the oven and he ran away. The cook was so surprised that the Gingerbread Man was alive.

 

gbm_3

Then George Washington started to chase the Gingerbread Man. Then the Gingerbread Man slid under the door. Then George Washington ran into the door. Then George Washington had to go to the doctor.

 

gbm_4

Then John McCain came at the door. He smelled something. The Gingerbread Man dropped a 100 pound weight on him. Then the Gingerbread Man called the doctor.

 

gbm_5

Then the baby chased the Gingerbread Man. The Gingerbread Man pulled the baby’s diaper off. The baby was naked. Then he had to go the bathroom for new clothing.

 

gbm_6

Then Barack Obama ate the Gingerbread Man. The Gingerbread Man was still alive in Barack Obama’s tummy. The Gingerbread Man knew karate. So he kicked Barack Obama with karate style.

 

gbm_not





Bayram resimleri

8 12 2008

 

 

 

dscn6207

dscn6213

dscn6215

dscn6227

dscn6228

dscn6229

dscn6201

dscn6202





Hesap vermek …

29 11 2008

Dün akşam Kollama (Ahmet Berk’in deyişiyle Kovalamaca) dizisini seyrediyoruz. Bir üniversitede öğrenci olayları çıkmış, ortalığı kırıp döküyorlar… Ahmet Berk’in tepkisi:

“Nasıl yaparlar öyle? Bilmiyorlar mı Allah’a hesap verecekler …”